Kağıthane Evde Masaj Hizmeti
Kağıthane Evde Masaj
” Tarihi yazdı, sonra uzunca bir süre düşündü ve tek bir cümle yazdı zaten yazması, ihtiyaç duyulan tek şey de buydu. Kağıthane Evde Masaj 2 MART 1810 Bugün âşık oldum.
BİRİNCİ BÖLÜM Onu seven her insanın Turner adıyla tanıdığı Nigel Bevelstoke, çok şey biliyordu. Latince ve Grekçe okumayı, Kağıthane Evde Masaj Fransızca ve İtalyanca mevzuşarak bir hanımı iyi mi ayartacağını biliyordu. Hareketli bir atın sırtında giderken, hareketli bir hedefi vurmayı biliyordu. Onurunu beş paralık etmeden, alkol alırken nerde durması icap ettiğini biliyordu. Ustalarla yumruklaşabiliyor, eskrim yapabiliyordu ve hatta bunları yaparken de Shakspeare’den veya Donne’dan ezbere mısralar okuyabiliyordu.
Kağıthane Evde Masaj
Kısacası, bir beyefendinin bilmesi gereken her şeyi biliyordu ve her alanda her yönüyle kusursuzluğa erişmişti, insanlar onu örnek alıyordu, insanoğlu ona gıpta ediyordu. Kağıthane Evde Masaj Fakat hiçbir şey – şöhretli ve ayrıcalıklı yaşamının bir saniyesi bile – onu bu an için hazırlamamıştı. Onu dikkatle izleyen gözlerin üzerinde yarattığı ağırlığını, öne çıkıp eşinin mezarına bir öbek toprak attığı şu andaki kadar hissettiği olmamıştı. Çok üzgünüm, diyordu herkes. Çok üzgünüm –
Çok üzgünüz. Turner ise, Tanrı’nın gazabına uğrayabileceğinden endişeleniyordu. Elinde değildi, çünkü düşünebildiği bir tek şey vardı – Ben üzgün değilim. Ah, Leticia. Ona şükran duymasını gerektiren o kadar çok şey vardı ki. Acaba nereden başlamalıydı? Önce saygınlığını yitirmesi vardı normal olarak.
Boynuzlandığından kaç ferdin haberi olduğunu sadece şeytan bilebilirdi. Bununla beraber onlarca defa. Sonrasında saflığını yitirmesi vardı. Şimdi anımsamak zordu, sadece bir zamanlar, insanoğluın iyi olduklarına inanırdı – onlara saygılı ve onurlu davranırsa, aynı şekilde karşılık vereceklerini sanırdı. Daha sonrasında ruhunu kaybedişi vardı. Ç
ünkü geri çekilip, ellerini gerisinde sıkıca birbirine kenetledikten sonrasında, Leticia’nın bedenini toprağa emanet edişi esnasında rahibi dinlerken kendisinin bunu arzulamış olduğu gerçeğinden kaçamıyordu. Ondan kurtulmak istemişti. Onun yasını tutmayacaktı – tutmadı. “Çok yazık, ” diye fısıldadı arkasından birisi -Turner’ın çenesi seğirdi. Yazık falan değildi. Bu bir maskaralıktı. Şimdi bir seneninı, ona karnında bir başka adamın çocuğuyla gelen kadın için karalar giyerek geçirecekti. Onu büyülemişti. Turner’ı ondan başka bir şey düşünemez hale getirene dek cilve yapmış, nazlanmıştı.
Son yorumlar